Daha önce de söylediğim gibi, sadece yolculuktayken yazdığım bir mecra burası. Gebze’yi de şehirlerarası yolculuktan sayıyorum, kimse kusura bakmasın
Bayram bitti, evimden İstanbul’a dönüş yolundayım; yine Radiohead eşlik ediyor bana, bu sefer Amnesiac albümüyle. Sanırım kimsenin okumuyor olduğunun bilinciyle, daha kişisel yazmaya başladım. Bir günlük tutup onu salondaki sehpanın orta yerine koymak gibi, ama neden? Vazgeçilmez dikkat çekme isteği mi desek? Dedim bile…
Bütün bir olgu olarak ‘memleketi’ seviyorum – İstanbul’dan ayrılması, saatlerce yol çekmesi, aileye sarılmak, yine korunup kollandığını hissetmek, deli gibi yemek, güneş, toprak, domateslerin kokusu, ellerin nasırı, dalından kopartıp yediğin erik, kokular, kokular, başka başka kokular, beyaz çamaşır suyu kokulu çarşaf, kediler, köpekler, fotoğraf çekmeye doyamamak… İşte bunların hepsi 3 ayda bir filan olursa süper oluyor ![]()
Bu da bayram yazısı olsun!